Bir toplantıya katılıyorsanız gerçekten katılın

Bu yazımda Google‘ın başarılı CEO’larından Eric E. Schmidt‘in How Google Works (Google Nasıl Yönetiliyor) kitabında Kararlar ve Etkin Toplantı Yönetimi konularıyla ilgili altını çizdiği noktaları paylaşak istiyorum.

1- Veri ile Karar Verin

Google’daki çoğu toplantı odasında iki projektör bulunuyor. Biri toplantı notlarını paylaşmak, diğeri ise verileri görmek için. Toplantılara her zaman veriler ile başlanır. Hiç kimse bir başkasını “Bence” ile başlayan cümlelerle ikna edemez. Biri ikna edilecekse “Şu verilere göre” diye başlayan cümleler kurulur.

2- Sallabaşlara Dikkat Edin

Toplantı odasında masanın etrafında oturup sürekli kafa sallayan arkadaşlarımız olmuştur mutlaka. (Bir zamanlar arabaların üzerinde duran araba hareket ettikçe kafasını sallayan objelerden bahsediliyor :-)) Hatta AOL‘un CEO’su Tim Armstrong bu fenomene “Evetçi Kafalar” diyormuş.

Bu arkadaşlar toplantılarda herşeye evet diyerek destek verir, toplantıdan çıkar çıkmaz verdikleri tüm desteği inkar ederek mızmızlanmaya başlar. (İnanın kariyer hayatım boyunca o kadar çok gördüm ki)

3- Zili Ne Zaman Çalacağınızı Bilin

Karar mercii bir bitiş tarihi belirler ve süreci ona göre yönetir. İş dünyasında karar mercii -aynı okullarda olduğu gibi- teneffüsün ne kadar süreceğini belirlemeli ve sonra zili çalmalıdır.

Çocukları kendi başlarına bırakırsanız sonsuza kadar oyun oynarlar.

4- Daha Az Karar Alın

Eric, CEO’ların mümkün olduğunca az karar vermelerini, daha çok diğer liderlerin karar almasına izin ve destek vermelerini, yalnızca çok kötü bir karar alacaklarını fark ettikleri an müdahil olmaları gerektiğini söylüyor. CEO’ların daha çok yeni çıkacak ürünler, satın almalar ve kamu politikalarında etkin olması gerektiğini ifade ediyor.

5- Her Gün Toplanın

Kritik bir karar alma sürecindeyken; Her gün toplanıldığında çalışanların hafızası daha taze olur. Sürecin içinde olan herkes konunun önemini daha çok kavrar. Her seferinde önceki konular tekrar tekrar konuşularak zaman harcanmaz. Bu da yeni fikir ya da verilerin tartışılması için daha çok zaman anlamına gelir.

6- İkiniz de Haklısınız

Akıllıca ve etraflıca tasarlanmış verilerle masaya oturduğumuzda insanların fikirlerini değiştirebileceğimizi sanırız. Ama böyle bir dünya yok.

İnsanların tutumlarını değiştirmek istiyorsanız, yalnızca tartışmaları kazanmanız yetmez, kalplerine dokunmanız gerekir. (Oprah Winfrey kuralı) Bu kuralı tüm lidelerin bilmesi ve uygulaması gerekiyor.

Bu bağlamda tarafların kalplerini kazanmadan hayata geçirilen işler hiçbir zaman istenildiği gibi olmuyor.

7- Her Toplantının Bir Sahibi Olmalı

Toplantılar aslında hiç sevilmeyen aktivitelerdir. İnsanlar sürekli bundan şikayet ederler. Ancak iyi yönetilen bir toplantı aslında gayet iyi bir şeydir. Verileri ve fikirleri etkin bir şekilde sunduğunuzda toplantıda bu sorunlar hakkında konuşulur ve karar alınır.

  • Toplantıda tek bir karar mercii olmalıdır.
  • Karar mercii sürecin içinde olmalıdır.
  • Toplantı karar alma amaçlı olmasa bile net bir sahibi olmalıdır.
  • Toplantılar, hükümet kurumları gibi değildir, kolayca ortadan kaldırılabilir.
  • Toplantılar yönetilemeyecek kadar büyük olmamalıdır.
  • Toplantıya katılım önem göstergesi değildir.
  • Zaman tutmak önemlidir.
  • Bir toplantıya katılıyorsanız gerçekten katılın.

Eğer yazının bu noktasına kadar geldiyseniz kitabı mutlaka okumalısınız. Detaylı bir edinebileceğiniz linkler burada.

Sevgilerimle 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir