Nedir bu “Kırık Camlar Teorisi”

Son aylarda popüler olan bu teori  (Broken Windows Theory) aslında Philip Zimbardo isimli ABD’li bir Suç Psikologunun 1969 yılında yaptığı bir deneyden esinlenerek kentsel bozukluk üzerine anti-sosyal davranışlar ve diğer suçlardaki Vandalizm davranışları/belirtileri ve normları işaret eden kriminolojik bir teori olduğunu görüyoruz.

Kriminolojik açıdan baktığımızda sanırım biraz karışık 🙂

1982 yılında sosyal bilimcilerin yayınladığı Kırık Camlar makalesinde ise bu teoriyi daha net bir şekilde anlıyoruz;

Birkaç kırık penceresi olan bir bina düşünün. Camlar tamir edilmemişse Vandallar birkaç cam daha kırmaya meyillidir. Sonunda bina boş ise tüm camları kırılabilir, gecekonduysa belki de yangın dahi çıkarabilirler. Ya da bir kaldırım düşünün. Burada bazı çöpler birikir. Yakın zamanda bu çöpler daha fazla birikir. Sonunda buradaki restoranlar, hatta paket servis yapan insanlar bile çöpleri araba ile poşetler halinde getirerek buraya atarlar.”

“Demek ki ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”

Günümüz yazarlarından; Michael Levine yazdığı “Kırık Camlar, Başarısız İşler” kitabında iş dünyasının kırık camlarını şöyle tanımlıyor.

“Güzel bir mağazanın boyası çıkmış duvarı, ya da bir müşteri hizmetleri telefon görüşmesinde yirmi dakika boyunca tekrarlayan bir müzikle bekletildikten sonra hattın kesilmesidir”

Bu teoriyi iş hayatına uyarladığımızda;

  • Herhangi bir uygulamada veya yürütülen operasyonda bazı sıkıntılar var. Bu sıkıntıların ne olduğunu net bir şekilde biliyoruz ama “Bir ara bakarız, Daha sonra hallederiz” diyerek sürekli öteliyoruz.
  • Veya kuralların son derece net olduğu bazı operasyonel modeller geliştiriyoruz. Bu modellerin başarıya ulaşması için uyum son derece önemli. Hatta uyumsuzluk durumunda cezai şartlar bile var. Modelimizi devreye alıyoruz ama denetlemiyor ve raporlamıyoruz. Gerektiği durumlarda cezai şartları uygulamıyoruz. Yani kolaylıkla manipüle edilebilecek bir sistemi hayata geçiriyoruz.
  • Mesela çok sık karşılaştığım hoş bir örnek var… Kılık Kıfayet kurallarına göre işe minimum kanvas pantolon ve gömlekle gelinmesi gerekiyor. Eğer bir çalışanımız bermuda şortla gelir ve bizde onu uyarmazsak üç vakte kadar kısa şort ve parmak arası terlikle gelecektir. 🙂  Akabinde tüm çalışanlar… Yakın zamanda ortam plaja dönebilir.
  • Bir yazılım projemiz var; Gelen her iç-dış müşteri talebi üzerine uygulamamıza gelişigüzel bazı eklentiler yapıyoruz. Hem de mimariye hiç dokunmadan;  Genelde günü kurtarma modeliyle, istemeden ve gönülsüzce –sadece yapmış olmak adına- ilerliyoruz.
  • Örnekler bu şekilde uzayıp gidiyor…

Peki, sonuç ne oluyor? Bunu gerçekten merak ediyorsanız Kırık Camlar teorisini tekrar gözden geçirmenizi, kendi iş alanızla ilgili cam kırıklarını çıkarmanızı ve Kırık Camlar teorisi tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum.

Sevgiler,
Yahya Ekinci


Kaynaklar
http://www.theatlantic.com/magazine/archive/1982/03/broken-windows/304465/
http://en.wikipedia.org/wiki/Defensible_space
http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1r%C4%B1k_camlar_teorisi
http://www.tpdf.org/kirik-camlar-teorisi-ve-yansimalari.html

Nedir bu “Kırık Camlar Teorisi”” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir